28 Haziran 2010 Pazartesi

happily ever after.....

hmmmm... aşık olmayı planlıyorum kendimce. okuduğum kitaplardaki yada seyrettiğim filmlerdeki gibi "mutlu son" ile biten bir aşk yaşamak..... tutkulu, sessizliğe dökülmüş kelimelerle tamamlanan bir aşık bulacağım birgün. bitse bile, aşkın ömrü zaten bir kelebeğin kanadında (romantik olabileceğim kadar romantik oldum sanırım), endorfin salgılamam yardımcı olacak anlarımda yanımda olan bir erkek. gözlerinde kısa süre bile olsa sadece kendimi gördüğüm, gözlerimde sadece o olan. sevişirken adımı söylediğinde sadece kısa bir an için hazzın en üst noktasına ulaştığım....
bir gün olacak.. ben yaşlanmadan.. ben ölmeden önce... aşk mümkündür diyeceğim..

23 Haziran 2010 Çarşamba

%#$*!!@


birini öldürmeyi hiç bu kadar istemedim şimdiye kadar. sesi kesilene kadar boğazını sıkmak ve kendi dertlerini yansıtma çabası içinde zavallılığını yüzüne o kadar çarpmayı da. başarısızlıklarının günahını kendine yediremeyip kendi kusmuğunda boğulana kadar ağlayamadığında sıçrayan artıkları temizlemek zorunda kaldığımdaki öfkemi tatmasını da.
kimseden kendi kardeşimden nefret ettiğim kadar nefret etmedim şimdiye kadar. sadece nefret de değil yanında özel sosuyla hazırlanmış öfke ve tütsülenmiş hayal kırıklığını da yaşamadım.
abel ve cain! cain ve abel! zamanlar öncesinden gelen öfkesini gördüm gözlerinde. o ilk katil o ilk kan!