27 Temmuz 2010 Salı
hala......
temmuz sonunda.. sıcağın ortasında ve yanarken.. olması gerekenden çok daha fazlası olduğuma inanrken.. hala yaşıyorum. hala nefes alıyorum ve hala nefret ediyorum.. nefret ediyorum...
5 Temmuz 2010 Pazartesi
sevgili günlük...
diye başlasam ve şikayet etsem kendimden.. kendimden nefret ettiğim yada eleştirdiğim başka kimse olmadığını söylesem. hatalarımı yalanlarımı kimsenin daha fazla bilmediğini.. acı çektiğimi ve acının çaresizlikten ve azıcık umuttan kaynaklandığını düşündüğümü söylesem.. kötü olmadığımı çabaladığımı.. ve ne yazık ki korkak olduğumu sezdirmekten bile korktuğumu.. korkak biri olarak yaşamaktansa ölmeyi bin kere tercih ettiğimi söylesem..
masallardaki kahramanlardan biri olmak için yıllarımı biriktirdiğimi.. yada kahraman olmak için yaşamak istediğimi söylesem.. gerçeklikleri bilerek yada içimdekini yada yetersizliğimi yetersiz olmadığımı ıspatlamaya çalışmanın tek amacım olduğunu haykırsam.. hem de sessiz kalana kadar.. " I want to be a hero for everyone" and " Every hero needs to bleed!" demek ihtiyacını hissetsem.. kanamak hakkı değil mi her kahramanın? kurtardıklarından daha çok kayıplar olacağını bilmek için kanamak gerek! fedakarlıklarda bulunmak demek kahraman olmak!
ben çocukken daha 13 yaşında bir kitap okumuştum edmund rostand diye birinden cyrano de bergerac adında birinin hikayesiydi. bir şair, bir şövalye bir bilim adamıydı.. her şey olayım derken hiç bir şey olamamıştı... belki ama benim kahramanımdı.. her şeyim.. benliğim.. acım.. korkularım. kanamışlığım.. ölümsüzlüğüm belki. belki belki beklediğim..
13 yaşında daha çocukken o çirkin adam aşık biriydim ben.. kimse bilmez. anlamaz belki.. güçsüz görmüştüm yaşamışlığını kitapta. zavallıydı bir kadına karşı. zavallıydı duygularına ve kendiliğine karşı.. herşeydi evet ama hiç bir şey olamadı... aslında görmüşlüğüydü evrenin. gözü ve hiçliği..
sevgili günlük peki " ./.. neden yazıyorum bu sözleri ona..Bu biraz sevdaya benzeyen, biraz da sevdasızlığa / Böyle gelişigüzel, böyle kırık dökük ./." ona? kimliklendiremediğim belki de inamamyı düşünebileceğim kaderime? neden yazıyorum? inanmak istediğim birine.. var olmayacağını bile bile.. neden umut ediyorum? neden yazıyorum bu sözleri ona?
sevgili günlük.... ölmeden bir şey yaratmak istiyorum. anlamı olan bir şey! embriyo olmaktan öte varolan bir şey!
sevgili günlük.... yok olmadan önce birinin hiç tanımadığım birinin keşke onu tanısaydım demesini istiyorum. yarattığım şeyle övünerek yaratn kişi ben, ben bir insan olduğumdan..
sevgili günlük... sınırların yada düşün ötesinde.. yada inancın.. benim eskiden ölmeden yok olmadan silinmeden yaşamışlığıma dair inanç bırakmak istiyorum. her kahraman gibi. istemeden.. olduğu gibi biri olmak!!
masallardaki kahramanlardan biri olmak için yıllarımı biriktirdiğimi.. yada kahraman olmak için yaşamak istediğimi söylesem.. gerçeklikleri bilerek yada içimdekini yada yetersizliğimi yetersiz olmadığımı ıspatlamaya çalışmanın tek amacım olduğunu haykırsam.. hem de sessiz kalana kadar.. " I want to be a hero for everyone" and " Every hero needs to bleed!" demek ihtiyacını hissetsem.. kanamak hakkı değil mi her kahramanın? kurtardıklarından daha çok kayıplar olacağını bilmek için kanamak gerek! fedakarlıklarda bulunmak demek kahraman olmak!
ben çocukken daha 13 yaşında bir kitap okumuştum edmund rostand diye birinden cyrano de bergerac adında birinin hikayesiydi. bir şair, bir şövalye bir bilim adamıydı.. her şey olayım derken hiç bir şey olamamıştı... belki ama benim kahramanımdı.. her şeyim.. benliğim.. acım.. korkularım. kanamışlığım.. ölümsüzlüğüm belki. belki belki beklediğim..
13 yaşında daha çocukken o çirkin adam aşık biriydim ben.. kimse bilmez. anlamaz belki.. güçsüz görmüştüm yaşamışlığını kitapta. zavallıydı bir kadına karşı. zavallıydı duygularına ve kendiliğine karşı.. herşeydi evet ama hiç bir şey olamadı... aslında görmüşlüğüydü evrenin. gözü ve hiçliği..
sevgili günlük peki " ./.. neden yazıyorum bu sözleri ona..Bu biraz sevdaya benzeyen, biraz da sevdasızlığa / Böyle gelişigüzel, böyle kırık dökük ./." ona? kimliklendiremediğim belki de inamamyı düşünebileceğim kaderime? neden yazıyorum? inanmak istediğim birine.. var olmayacağını bile bile.. neden umut ediyorum? neden yazıyorum bu sözleri ona?
sevgili günlük.... ölmeden bir şey yaratmak istiyorum. anlamı olan bir şey! embriyo olmaktan öte varolan bir şey!
sevgili günlük.... yok olmadan önce birinin hiç tanımadığım birinin keşke onu tanısaydım demesini istiyorum. yarattığım şeyle övünerek yaratn kişi ben, ben bir insan olduğumdan..
sevgili günlük... sınırların yada düşün ötesinde.. yada inancın.. benim eskiden ölmeden yok olmadan silinmeden yaşamışlığıma dair inanç bırakmak istiyorum. her kahraman gibi. istemeden.. olduğu gibi biri olmak!!
belki belki belki....
belki başkalarından önce görmek.. belki başkalarından önce sezmek.. sıradandır herkes sadece bazıları daha az sıradan.. dikkat edin kimse sıradan olduğunu bilmek istemez. yada kendi bildiklerinin zaten başkaları tarafından çok önceden bilindiğini.. oysaki önemli olan yaşamaktır. bence her yaşanışta farkılılığın olduğunu bilmekten geçer hayat.
kabul ettim. hayat değişkendir ve farklı yüzünü sunar her şeye, herkese. yüzleri tanımak gerek. kendi yüzünü seçmek belki. hırslı, kıskanç, mutsuz, iyimser, kötümser, kötü, iyi, siyah beyaz.... kendini yüzünü seçmek gerek!!! kim seçer? dürüstçe ve rol yapmadan yada yalan söylemeden... içindeki şarkıyı dinlemek kadar basittir halbuki yaşamak, tatmak, nefes almak, yuvarlanmak, iyileşmek, hastalanmak veya ......... her neyse işte... yine her neyse.... yaşamak her şeyi keşfetmeyi istemek yaşamak içinden nefret etmemek onu kabullenip zarar vermeden kimseye yoluna devam etmek demek.. adalet gibi.. kör bile olsa görmeyi yaratmak demek.. hayatı yeniden şekillendirmek için harekete geçmek gerek. don kişota benzer olup pardallian yada d'artagnan kadar cesur olmak GEREK!!!!! gereklilik üzerine kurulmuş yaşam. yapmamız gerekenler, yapmamamız gerekenler yasaklar izin verilenler.... şekillendirilmiş bir hayat.. zamanı önceden çözemeyenler tarafından sınırları belirlenmiş bir ömür üzerine karar vermek....
şiir yazsam daha kolay olurdu belki.. hala sorular sormam GEREK!!!! sorularla cevap verilmenin ötesinde bir tatmin yaşamam.. GEREK!? kim karar verdi gerek olduğuna? kim olur dedi yada yasak? içinde değilse gerekliliğe isyan mı dediler? kim karar verdi?
belki belki belki ben isa idim.. belki muhammed belki musa... ve dedim ki insanların huzurlu olması GEREK! zamanları MÖ3000; milad yada MS6 sadece huzur bulmalı insanlarım.. kim olurlarsa kim suçlu yada pişmansa sığınsınlar.. anlarım.. dinlerim.. belki inanırım.. neden olmasın.. ben GEREKLİLİĞİN GEREKSİZ OLABİLECEĞİNE DAİR SUNULAN KANITLARDIM!! evlenmeden çocuk sahibi olabilir bir kadın yada kendinden 20 yaş büyük bir kadınla evlenebilir bir erkek yada yada köle olsam bile yurdumu arayabilirim özgürce.. hepsi arkırıydı hepsi asiydi zamanına göre. bana göre şimdi yaşasalar ağlarlardı.. ağlarlardı kaderine insanlığın.... ağlarlardı bana göre.. onlar insandı hemde ne çok. hem de ne çok!! bir şeye inanmam bir ideoljiye ait olmadan acıyabilirim kolayca.. çünkü hissedebilirim. keşke herkes keşke her insan bilse....
kabul ettim. hayat değişkendir ve farklı yüzünü sunar her şeye, herkese. yüzleri tanımak gerek. kendi yüzünü seçmek belki. hırslı, kıskanç, mutsuz, iyimser, kötümser, kötü, iyi, siyah beyaz.... kendini yüzünü seçmek gerek!!! kim seçer? dürüstçe ve rol yapmadan yada yalan söylemeden... içindeki şarkıyı dinlemek kadar basittir halbuki yaşamak, tatmak, nefes almak, yuvarlanmak, iyileşmek, hastalanmak veya ......... her neyse işte... yine her neyse.... yaşamak her şeyi keşfetmeyi istemek yaşamak içinden nefret etmemek onu kabullenip zarar vermeden kimseye yoluna devam etmek demek.. adalet gibi.. kör bile olsa görmeyi yaratmak demek.. hayatı yeniden şekillendirmek için harekete geçmek gerek. don kişota benzer olup pardallian yada d'artagnan kadar cesur olmak GEREK!!!!! gereklilik üzerine kurulmuş yaşam. yapmamız gerekenler, yapmamamız gerekenler yasaklar izin verilenler.... şekillendirilmiş bir hayat.. zamanı önceden çözemeyenler tarafından sınırları belirlenmiş bir ömür üzerine karar vermek....
şiir yazsam daha kolay olurdu belki.. hala sorular sormam GEREK!!!! sorularla cevap verilmenin ötesinde bir tatmin yaşamam.. GEREK!? kim karar verdi gerek olduğuna? kim olur dedi yada yasak? içinde değilse gerekliliğe isyan mı dediler? kim karar verdi?
belki belki belki ben isa idim.. belki muhammed belki musa... ve dedim ki insanların huzurlu olması GEREK! zamanları MÖ3000; milad yada MS6 sadece huzur bulmalı insanlarım.. kim olurlarsa kim suçlu yada pişmansa sığınsınlar.. anlarım.. dinlerim.. belki inanırım.. neden olmasın.. ben GEREKLİLİĞİN GEREKSİZ OLABİLECEĞİNE DAİR SUNULAN KANITLARDIM!! evlenmeden çocuk sahibi olabilir bir kadın yada kendinden 20 yaş büyük bir kadınla evlenebilir bir erkek yada yada köle olsam bile yurdumu arayabilirim özgürce.. hepsi arkırıydı hepsi asiydi zamanına göre. bana göre şimdi yaşasalar ağlarlardı.. ağlarlardı kaderine insanlığın.... ağlarlardı bana göre.. onlar insandı hemde ne çok. hem de ne çok!! bir şeye inanmam bir ideoljiye ait olmadan acıyabilirim kolayca.. çünkü hissedebilirim. keşke herkes keşke her insan bilse....
Kaydol:
Yorumlar (Atom)