24 Ocak 2010 Pazar

istanbul'da kar.....


istanbul'a aşık oldum gene ben. soğuk ve beyaz ve sessiz havasına vuruldum. korkularım mı geçti ne? don quichotte rolüne alıştırmışken kendimi, acınası zavallı bir deli; edmund dante nefes aldı içimden... aniden.... korkularımı öldürdüm mü ne? korktuğum kendimken.
soğuk kendime getirdi beni. o kadar yalnız ve o kadar sert. o kadar geçilmez ve o kadar yenilmez. oysa ne sessiz bir gelişi vardı; suskun ve utangaç. kimseyi ürkütmeden örttü şehri, hiçbiri yardım istemedi.
kanımdaki gerçek deliyi uyandırdı ilk soğuk rüzgar... aniden...tenimi yırtarak çığlık attı bütün nefretiyle.. gariptir.. yaşayanlardan hiç bu kadar tiksinmemiştim, yaşayanları hiç bu kadar sevmemiştim. buza kesildiyse insanın kalbi, böyle mi hisseder? saydamdır ve bütün renklerini yansıtır içinin. o kadar dürüst! ama soğuktur parmaklarını kanatır dokunursan. o kadar uzak! artık öfkeyim ben.. acımasızlığı ve adaletiyim hayatımın.
kanımdaki gerçek deliyi uykusundan, o sevimsiz ve acınası uykusundan kaldırdı o ilk soğuk rüzgar. içime çekince keskin soluğunu, "buz"a döndüm.......

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder